Medikal Saglık ve Hastalıklar Saglık vede Fıtness uzreine bir blog.

devamı...

Sedef Hastalığı

Sedef Çeşitleri Tedavisi
Devamı...

Kanser

Kanser ve Çeşitleri
Devami...

Tüp Bebek

Tüp Bebek Tedavisi
Devamı...

Şeker Hastalığı

Şeker Hastalığı ve Tedavisi
Devamı...

Diyet

Dİyet ve Çeşitleri
güneş koruyucu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
güneş koruyucu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Perşembe, Haziran 30, 2016

O kremler güneşten korumuyor mu

Etken sayısı arttıkça kimyasal oranı da artar. Ayrıntılarıyla koruyan bir güneş kremi yoktur. Kayda Değer olan fiziksel koruyucular.
Türk Dermatoloji Derneği Başkanı Ertan Yılmaz, yaz dönemiyle ciltteki kir sayılarının da artacağını belirterek, "(30 mu 50 mi faktör alalım) diye tartışılıyor. Aslında 30 faktörün güneşten koruyucu özelliği yüzde 95 ise 50 faktörün koruyuculuğu yüzde 97'dir. Yani ayrıntılarıyla koruyan bir güneş kremi yoktur. Onun için bedensel koruyucular önemli" dedi.




LEKELERE YOL AÇIYOR
Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Dermatoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yılmaz, yaptığı açıklamada, uzun süren kışın ardındaki yazın cildin ışık görmesiyle renklerin açıldığını ve lekelerin ortaya çıktığını söyledi.
Güneşin şiddeti arttıkça renk üretmeye eğilimli olanlarda daha sık lekeler görüleceğini anlatan Yılmaz, önceden gebelik maskesi olarak tanımlanan "melazma"nın erkekler ve kadınlarda sıkça gördüğünü belirtti.
Güneşin lekeleri tetiklediğini, güneş almasa dahi adaleli ışıkta da lekelenmelerin olabileceğini kaydeden Yılmaz, "Çok az ışık bile tatmin edici olabiliyor. Ne dek kaçınırsak kaçınalım mutlaka olacaktır. Olmasını engellemek için güneşin yoğun olduğu zamanlarda açık havada çıkmaktan kaçınmamız gerekiyor" diye konuştu.


DÜNYA SAĞLIK ÖRGÜTÜ KISITLAMA GETİRDİ
Yılmaz, güneşli havada şapkanın yanına şemsiye göstermek gerektiğini, somut korumanın kimyasal korumadan daha manâlı olduğunu vurguladı.
Şemsiye, şapka kullanımının yanında, güneş kremi de kullanılabileceğini gösteren Yılmaz, şunları kaydetti:


"Güneş kremleri 15, 20, 30 faktör, 50 artı diye gidiyor. Daha önce etmen sayısında 60, 80, 90 diye kavramlar çıkmaya başlamıştı ama Dünya Sıhhat Örgütü bu kavramlar tüketiciyi yanılttığı için bir kısıtlama getirdi. 50 fazla ifadesi kullanılıyor. Yani güneşten koruyucu kremler konuşulurken güneş yanığından koruma ve lekeden koruma noktasında iki seçim yapmamız gerekiyor. Güneş yanığından koruyacak olacak ultraviyole B, ışığın yakmasını, renk artışını durdurmak için de özel kimyasal maddeler, ultraviyole A kremler kullanılmalı. '30 mu 50 mi etken alalım' diye tartışılıyor. Doğrusu 30 faktörün güneşten koruyucu özelliği yüzde 95 ise 50 faktörün koruyuculuğu yüzde 97'dir. Yani adamakıllı koruyan bir güneş kremi yoktur. Onun için maddesel koruyucular manâlı."
Yılmaz, güneşten koruduğu yönünde "yüceltilen" kremlerin iki saatte bir yenilenmemesi halinde bir anlamı kalmadığını, denize girdikten daha sonra da kremin yenilenmesini gerektiğini söyledi.


"ETMEN SAYISI ARTTIKÇA KİMYASAL ORANI ARTIYOR"
Piyasada bolca güneş kremi olduğunu ve renklenmeyi durdurmak için ultraviyole A kremlerin tercih edilebileceğini ifade eden Yılmaz, "Onların 30 faktörlü olması yeterlidir. Türk toplumunun kayda değer bir kısmının cilt tipi, iki ve üzeridir. Bundan dolayı sadece fazla önemli hastalığı olanlar 50 etken kullanabilir" dedi.
Kremlerin etken sayısı arttıkça kullanılan kimyasalların da arttığını dile getiren Yılmaz, "Bir sürü kimyasal maddeyi yüzünüze sürüyorsunuz. Aralıksız yüzünüzde kalıyor ve derideki sıyrıklardan, cisim o kimyasal maddelerle tanışıyor. Vakit içinde olur ya de onlara aleyhinde tepkime gelişecek. Yani onların alerji yapma potansiyelleri var. Hiçbir güneşten koruyucu kimyasal, masum değildir" dedi.
Yılmaz, güneş kremini sürdükten 30 dakika sonra koruyucu etkisinin ortaya çıktığına dikkati çekerek, kremin makyajın altına sürülmesini önerdi.


HER ÜÇ SAATTE BİR YENİLEYİN!
Güneş kremlerinin her üç saatte bir yenilenmesi gerektiğini açıklayan Yılmaz, "Üç saatte bir bakım yapmak için her defasında makyajı silip, kremi sürmek gerekiyor. Bu yüzden maddesel koruyucuları öneriyoruz" dedi.
Yılmaz, şöyle konuştu:

"Bizim başlıca derdimiz çocuklar ve bebeklerdir. Çünkü 30, 40'lı yaşlarda cilt kanseri oluyorsak bu üç, beş, on yaşında aldığımız güneşin etkisiyle oluşuyor. Faturası daha sonraki yıllarda çıkıyor. O nedenle tehlikeli yaş grubu kesinlikle bebeklerdir. Tabii ki D vitamini için güneşlenmesi gerekiyor fakat açıklanmış bir ölçüde olması gerekli. Güneş yanıklarına neden olmayacak şekilde güneşlendirmek gerekiyor. Bebekleri güneşe çıkarırken, kolunu bacağını gösterin lakin mutlaka yüzünü, boynunu koruyun. Yüzümüz, kollarımız, boynumuz aralıksız güneş alıyor ve erken yaşlanmaya neden oluyor."
AA

















Read More

Cuma, Mayıs 27, 2016

O Kremler Güneşten Korumuyor Mu?






Etmen sayısı arttıkça kimyasal oranı da artar. En Ince Ayrıntısına Kadar koruyan bir güneş kremi yoktur. Önemli olan fiziksel koruyucular.
Türk Dermatoloji Derneği Başkanı Ertan Yılmaz, yaz dönemiyle ciltteki kir sayılarının da artacağını belirterek, "(30 mu 50 mi etmen alalım) diye tartışılıyor. Sahiden 30 faktörün güneşten koruyucu özelliği yüzde 95 ise 50 faktörün koruyuculuğu yüzde 97'dir. Yani en ince ayrıntısına kadar koruyan bir güneş kremi yoktur. Onun için fiziksel koruyucular kayda değer" dedi.

LEKELERE YOL AÇIYOR
Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Cildiye Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yılmaz, yaptığı açıklamada, uzun süren kışın arkasından yazın cildin ışık görmesiyle renklerin açıldığını ve lekelerin ortaya çıktığını söyledi.
Güneşin şiddeti arttıkça renk üretmeye eğilimli olanlarda daha sık lekeler görüleceğini anlatan Yılmaz, vaktiyle hamilelik maskesi olarak tanımlanan "melazma"nın erkekler ve kadınlarda sıkça gördüğünü belirtti.
Güneşin lekeleri tetiklediğini, güneş almasa deha adaleli ışıkta da lekelenmelerin olabileceğini kaydeden Yılmaz, "Çok eksik ışık bile yeterli olabiliyor. Ne dek kaçınırsak kaçınalım mutlaka olacaktır. Olmasını alıkoymak için güneşin yoğun olduğu zamanlarda haricen çıkmaktan kaçınmamız gerekiyor" diye konuştu.

DÜNYA SAĞLIK ÖRGÜTÜ KISITLAMA GETİRDİ
Yılmaz, güneşli havada şapkanın yanında şemsiye kullanmak gerektiğini, maddesel korumanın kimyasal korumadan daha manâlı olduğunu vurguladı.
Şemsiye, şapka kullanımının yanında, güneş kremi de kullanılabileceğini gösteren Yılmaz, şunları kaydetti:
"Güneş kremleri 15, 20, 30 etken, 50 artı diye gidiyor. Daha önce etmen sayısında 60, 80, 90 diye kavramlar çıkmaya başlamıştı ancak Dünya Sağlık Durumu Örgütü bu kavramlar tüketiciyi yanılttığı için bir kısıtlama getirdi. 50 artı ifadesi kullanılıyor. Yani güneşten koruyucu kremler konuşulurken güneş yanığından koruma ve lekeden koruma noktasında iki seçim yapmamız gerekiyor. Güneş yanığından koruyacak olacak ultraviyole B, ışığın yakmasını, renk artışını durdurmak için de özel kimyasal maddeler, ultraviyole A kremler kullanılmalı. '30 mu 50 mi etmen alalım' diye tartışılıyor. Sahiden 30 faktörün güneşten koruyucu özelliği yüzde 95 ise 50 faktörün koruyuculuğu yüzde 97'dir. Yani iyice koruyan bir güneş kremi yoktur. Onun için maddi koruyucular önemli."
Yılmaz, güneşten koruduğu yönünde "yüceltilen" kremlerin iki saatte bir yenilenmemesi halinde bir anlamı kalmadığını, denize girdikten sonra da kremin yenilenmesini gerektiğini söyledi.
"ETKEN SAYISI ARTTIKÇA KİMYASAL ORANI ARTIYOR"
Piyasada bol miktarda güneş kremi olduğunu ve renklenmeyi durdurmak için ultraviyole A kremlerin seçim edilebileceğini açıklayan Yılmaz, "Onların 30 faktörlü olması yeterlidir. Türk toplumunun kayda değer bir kısmının deri tipi, iki ve üzeridir. Bundan dolayı yalnızca fazla önemli hastalığı olanlar 50 etken kullanabilir" dedi.
Kremlerin faktör sayısı arttıkça kullanılan kimyasalların da arttığını dile getiren Yılmaz, "Bir sürü kimyasal maddeyi yüzünüze sürüyorsunuz. Kesintisiz yüzünüzde kalıyor ve derideki sıyrıklardan, karoser o kimyasal maddelerle tanışıyor. Zaman içinde şayet de onlara karşı tepkime gelişecek. Yani onların alerji yapma potansiyelleri var. Hiçbir güneşten koruyucu kimyasal, günahsız değildir" dedi.
Yılmaz, güneş kremini sürdükten 30 dakika sonradan koruyucu etkisinin ortaya çıktığına dikkati çekerek, kremin makyajın altına sürülmesini önerdi.

HER ÜÇ SAATTE BİR YENİLEYİN!
Güneş kremlerinin her üç saatte bir yenilenmesi gerektiğini ifade eden Yılmaz, "Üç saatte bir yenilemek için her defasında makyajı silip, kremi sürmek gerekiyor. Bu yüzden fiziki koruyucuları öneriyoruz" dedi.
Yılmaz, şöyle konuştu:
"Bizim başlıca derdimiz çocuklar ve bebeklerdir. Çünkü 30, 40'lı yaşlarda cilt kanseri oluyorsak bu üç, beş, on yaşında aldığımız güneşin etkisiyle oluşuyor. Faturası daha sonraki yıllarda çıkıyor. O nedenle riskli yaş grubu kesinlikle bebeklerdir. Natürel ama D vitamini için güneşlenmesi gerekiyor fakat kayıtlı bir ölçüde olması lüzumlu. Güneş yanıklarına niçin olmayacak şekilde güneşlendirmek gerekiyor. Bebekleri güneşe çıkarırken, kolunu bacağını gösterin fakat mutlaka yüzünü, boynunu koruyun. Yüzümüz, kollarımız, boynumuz kesintisiz güneş alıyor ve erken yaşlanmaya niçin oluyor."
AA

















Read More

Sosyal Ağlar

Twitter Facebook Google Plus LinkedIn RSS Feed Email Pinterest

Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı

İLARİS MEDİKAL. Blogger tarafından desteklenmektedir.

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Yandex

Yandex.Metrica

Kategoriler

Copyright © İLARİS MEDİKAL | Powered by Blogger
Design by Lizard Themes | Blogger Theme by Lasantha - PremiumBloggerTemplates.com